Nisan 18, 2018

Son zamanlarda düşündüklerimden

İnsan doğası hakkında bazı şeyleri hatırlamak gerekir.

Düşünmek güzeldir, ama ne düşündüğünüzü iyi seçmelisiniz. Bazen insan kendine koçluk etmeli. İnsan kendisinin hem öğretmeni, hem de öğrencisi olmalı. Hatalarınız belki hata değil, doğanızdaki nüans farklarından dolayı oluşan durumlar olabilir. Bunu düşünüp anlarsanız kendinize anlatmalısınız. Toplumla aynı frekansta olmamak yanılmak demek olmayabilir. Eğer öyle değilse, toplumun yanıldığı anlamına da gelmeyebilir. Bazen bir şey sadece neyse odur, farklı bir yöne açılarak bir şeyi ima etmesi gerekmez.

İnsan çok şey öğrenebilir, ama yine de az şey bilebilir. En iyisi kendini bilmektir, kendini öğrenmek değil. Bilirsiniz, öğrenmenin sonu yoktur, ama bir an önce insan kendini bilmelidir. Öğrenmekten çok, doğal bir şekilde kendini kabul etmek, hatırlamak demeyi uygun buluyorum.

Hayatta her şeyin bir değeri vardır, sevilebilir. Ve fakat eşyayla mutlu veya mutsuz olmamak gerek. Bir çok şey amaç değil araç olmalı.

Saçma şeyler

Neden sayısal lotoda yanyana rakamlar çıkmaz diye düşünürler? Ve bazen çıktığı halde... Farz et ki sayılar yerine 49 adet hayvan sembolü kullanılsaydı, aşağıya düşen toplarda 3, 5 diye sayılar yerine kaplan, bizon, kurbağa gibi hayvan resimleri olsaydı. O zaman da "hiç aslan, panter, ve kaplan çıkar mı?" dirler miydi?

Neden sayısal lotoda eğer önceki 3 haftada devir ettiyse ve ikramiye katlandıysa daha fazla insan oynar? Bikaç hafta ikramiye 3 milyon, 8 milyonken oynayan insan sayısı, 15 milyon olunca 3 katına çıkıyo. Abiler ablalar, 5 milyon işinizi görmüyo da 15 anca mı kesiyo?

Özellikle Türkiye için konuşuyorum, hayvanat bahçelerindeki kafeslerin, hayvanların kaçmasını engellemek için değil de, insanların hayvanlara ulaşmasını engellemek için yapıldıklarını hiç düşündünüz mü? Hadi farzedin o parmaklıklar yok, nasıl bir manzara olurdu?

Bence Türkiye'de girişimcilik kursları ücretsiz olmalı ve dünyanın en iyi uzmanları vermeli kursları. İş yerindeki çaycı 5 aydır bana açık çay getirmeyi başaramıyor. Tam kapımda belirdiğinde aklına gelince "aman boş ver daya gitsin" diye düşünüyor ve kibar söylemleriyle çayımı, kan şekerimi fazla yükseltmeden tatlandırıp gidiyor. Ben çaycımızın dünyanın en iyi ve saati en pahalı girişimcilik uzmanlarından tüyolar almasını istiyorum. Ya da isterdim, ofise 1000 Liralık çay-kahve malzemesi almamdan önce iyi olurdu. Şimdi, teklifimi geri çekiyorum, kursa gerek kalmamış.

Şubat 11, 2014

Ahlak dışı ne demek?

Tv'de, internet sitelerinde, haberleri izlediğiniz/dinlediğiniz/ okuduğunuz her yerde bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum, iki sözcükten oluşan bir sıfat tamlaması: "Ahlâk dışı". Bu ifade, bir sözcükten oluşan olumsuz eki almış bir sıfatın yerine kullanılarak çok politik bir zihne alet oluyor. Ahlâksız, sözcüğünü kullanmaktan korkan bir zihin bu.

Ahlâk göreceli olan ve evrensel mutlak bir doğru olarak bulunmayan bir kavramdır. Kişiden kişiye göre değişebilir. Ülkeden ülkeye değişebilir, eğitimli ile eğitimsiz insan arasında değişebilir gibi genellemeler yapmak nispet ile mümkün olabilir ancak genellemenin doğası gereği daha yapılırken biliriz ki istisnalar da vardır, ayrıca kastedilen aynı ülkenin iki vatandaşı arasındaki benzerliğin farklı ülkelerde yaşayan iki insan arasındakine göre fazla, veya iki eğitimli insanın bakış açıları arasındaki benzerliğin eğitimsiz iki insan arasındaki benzerlikten fazla olmasıdır. Yoksa pek tabi genellemeler istisnaları görmezden gelmek zorundadır. Ahlâk görecelidir ve ahlâklı veya ahlâksız nitelemelerini yapan insan sadece kendi fikirlerine göre yorum yapmaktadır. O çok ahlâksızdır derken, aslında benim ahlâk anlayışımın gerekliliklerini karşılamıyor demek istemektedir. O ahlâklı bir insandır derken de benim ahlâk kurallarımın, bakış açımın, görüşlerimin şekillendirdiği ahlâk anlayışıma göre doğruları yapıyor demek istemektedir.

Şimdi dikkatinizi çekerim: Ahlak dışı diye konuşan insanlar aslında ahlaksız demek istiyorken, insanların işlerine kendi kafalarına göre burunlarını soktuklarını, kendi görüşlerini dayattıklarını, başkalarının davranışlarını salt kendi doğru-yanlış süzgeçlerinden geçirerek yargıladıklarını saklamaya çalışıyorlar. Ahlâksız yerine ahlâk dışı demenin altındaki sebebi budur. Eğer tek bir ahlâk anlayışı var olsaydı o zaman ahlâksız yerine ahlâk dışı demek, tabi eğer bunu diyen doğru söylüyor olsaydı, yerinde bir şey olabilirdi.

Ahlâk dışı gerçekte ne demek? Bir konuya ahlâk kuralları çerçevesinde bakmamak, ahlâk olgusundan daha farklı kurallar, görüşler, kriterler ile değerlendirmek, ahlâk dışıdır.

Aralık 19, 2011

Gereksiz bir saptama

Son zamanlarda insanların yüzündeki mavi rengi farkettiniz mi? Ateşin bulunması, tek eşlilik, tek tanrı, Rönasans, Reform, Fransız İhtilali, petrol... Hiç biri insanoğlunda bu derece bir değişiklik yapmadı. Akıllı telefonlar devrim değil, evrim! ve kıçı kırık bi evrim de değil. Telefonlardan vuran ışıkla boyanan soluk mavi yüzlerin sosyal statüyü etkileyen sonuçları oldu. Mayaları şimdi anlıyorum. Adamlar takvimi 2012'ye kadar yapmış çünkü akıllı telefonların bu kadar yaygınlaşacağını anlamışlar, artık kim duvara takvim asar?

Kasım 15, 2010

The Fisherman

We are left with our memories,

Electric moments in our brains,

Waves, slaves to the wind,

We don't know when they rise, nor do they,

A fisherman dangles his hook and angles a fish out of the sea,

Oh fisherman, tangles my sentiments like a fish out of the sea,

As much as I miss the fish,

I wish the fisherman missed the fish,

But not to blame,

Cause this is the game,

Of which one of its rules is,

To play,

As simple as it sounds, it is not,

I live by, they people fade,

I say goodbye, 

And it is sad,

That it is only the air,

What is moved,

When I waved,

Everything else stays the same,

Nothing magical or hopeful is to be,

Long as they are absent,

Takes only an electric moment,

For the wind to herd the waves to the shore,

And the tide is high again, as something in my throat,

Hard to swallow, hard not to swallow,

Much as I don't blame the fisherman,

I am neither able nor willing to halt those moments,

I know anyway,

He will bring the fishes out,

of my ocean of my memories,

I am moved,

My soul sheds drops of tears,

That's when I remembered,

When I waved.