Gün geçmiyor ki fakir ve evsiz bir insanla daha karşılaşmayalım. Geçiyor aslında ama geçtiğimiz Pazar günü o günlerden biri değildi. Biz etimizi budumuzu çıkartıp pişirirken iştah açıcı kokular dumanlı mangalımızdan etrafa yayılırken gözüme bu adam çarptı. Mangal kokusu menzilimizin içindeydi ve çöpleri karıştırıyordu.Ben genelde bu tür insanları tehlikeli bulurum. Elimden gelen tek şey bir gazeteyle kokuların adama gitmemesini sağlamaktı. Ben de öyle yaptım bir yandan etleri kemiklerinden sıyırıp yutarken bir yandan da elimdeki gasteyi ters tarafa doğru sallıyordum. Adam çok acıkmış görünüyordu ve birkaç dakika sonra ilk çözülen dayım oldu. Masaya davet edilen adam halinden oldukça memnundu.

Laf lafı açtı ve adam benim babam çıktı. Hayat süprizlerle dolu değil mi...