Ekim 01, 2007

Gecenin Kralı

Şu an yaptığım şey başka bir ülkede tutuklanmama ve sabaha kadar karakolda kalmama yol açardı. Bir başkasında, tutuklanmadan önce dayak yememe sebep olurdu. Bir diğerinde dayak atmasalar bile kafama ütü atarlardı. Hahahaha!! Çok eğleniyorum!

Karanlıkta yürüyorum. Hava soğuk. Koluma bu kadar kuvvet vermem gerekmiyor ama ben bu soğuk havada neredeyse terleyecek kadar çaba sarfediyorum. Yarım saatte bitecek bir iş, ama acele etmiyorum. Tadını çıkarmaya kesin kararlıyım. Hahahaha! Çok eğleniyorum!

Karanlıkta yavaş adımlarla yürüyorum. Gece benim.Ormanda kaç tane aslan olduğu umrumda değil, bu gece kral benim. Hesap sorabilecek kimse yok. Hahahaha! Çok eğleniyorum!

Derin bir nefes alıyorum ve ciğerlerimde tutuyorum. Göğsüm üşüyor. Soğuk havayı gökyüzündeki yıldızlara doğru bir nara halinde fırlatıyorum. Avazım çıktığı kadar.Sabaha karşı saatin kaç olduğu umrumda değil. Bir kişi bile çıkıp da ağzını açamaz.Hahahaha! Çok eğleniyorum!

Ben bir doğa olayıyım. Bir mucizeyim. Yolda gecenin bir saati tek başıma karanlığın içine doğru yürüyürum ve arkamda bıraktığım yerlerde ışıklar yanıyor. Bu bir mucize olmalı. Attığım her adımda bir ışık daha yanıyor. Hahahaha! Çok eğleniyorum!

Saatime bakıyorum, üç buçuk olmuş. İnsanların uykularının en tatlı yerindeyim. Bunu iki hafta sonra yapsam dayak yerim, karakolda sabahlarım, ama şimdi kimse ağzını açamaz. Günün en sessiz anı. Gecenin en karanlık zamanı. Kuşların bile uyanmasına iki saat var. İnsanların uykularının en tatlı yeri. Buz gibi havayı burnuma öyle hızlı çekiyorum ki; ciğerlerime dolan hava göğsüme bıçak girmiş gibi acıtıyor. Acıyı naramın daha gür çıkması için kullanıyorum ve narayı patlattıktan sonra sıra geliyor patlayana kadar davulu döğmeye. Hahahaha! Çok eğleniyorum!